İmran Atasal 

 NEFES ALANLARI 

Doğduğum günden bu yana Midyat’ta yaşıyorum. Farklı diller, kültürler ve dinlere ev sahipliği yapan Midyat, dinler ve diller kenti olarak da bilinir. Günlük yaşamın telaşı içerisinde kimi zaman bu çeşitliliğine yabancı kaldığım Midyat’ta, dikkatimi en çok çeken konulardan biri insanların nefes almak için kaçtıkları noktalar olmuştur. Özellikle pandemi döneminde evlerine hapsolan insanlar, biraz nefes almak için bağlara, bahçelere, parklara veya yalnız kalabilecekleri başka yerlere kaçtılar. Nispeten küçük bir yer olan Midyat’ta bu nefes alma ve kaçış noktaları, genelde şehre yakın noktalardır. 

Midyat hem kırsal hem de küçük bir yer olsa da benim de kendime ait veya ait olduğunu düşündüğüm bazı nefes alanlarım var. Kendimle ve sessizlikle baş başa kalmak, kendimi sorgulamak, hayal kurmak için gittiğim bu nefes alanlarında herhangi bir aktivite yapmadan sadece oturmaktan sıkıldığım zamanlarda ise yürümek için kendimi patikalara atıyorum. 

‘Değiş Tokuş’a dahil olduğumda, yine bir gün nefes almak için bir patikada yürüyüşe çıkmışken, acaba büyük şehirlerde yaşayan insanlar bu dönemde nefes almak veya yalnız kalmak için nereye kaçıyorlar sorusu aklımı kurcalamaya başladı. İzmir’i hiç görmediğim halde, sosyal medyadan, televizyon programlarından gördüğüm veya arkadaşlarımdan duyduğum kadarıyla kalabalık bir şehir olması nedeniyle gündelik hayatın ve iş hayatının getirdiği stresin daha yoğun olabileceğini varsayarak özellikle pandemi döneminde evlerine kapanmak zorunda kalan insanların nefes alanlarını merak etmeye başladım. Ve proje ortağım Ayşegül aracılığıyla bu mekânların peşine düştüm.

Doğal olarak bu süreç, beni doğup büyüdüğüm yer Midyat ile hep gidip görmek istediğim İzmir arasında bir karşılaştırma yapmaya da sevk etti. Midyat’ta doğal nefes alanlarının yakınlığı ve nüfusun az olması müthiş bir avantaj sağlarken; bir büyükşehir olmasına rağmen İzmir’de de planlanmış nefes alanlarının bolluğunu görmek beni şaşırttı. Aşık Veysel Parkı, Kültürpark, İnciraltı gibi geniş alanların yanı sıra binaların arasında, insanların hemen ulaşabilecekleri, ağaçlarla gölgelendirilmiş küçücük parklar veya Kordon’da oturup saatlerce denizi izleme imkânı, keskin bir şekilde hayatımıza giren pandemi döneminde büyük küçük her şehirde nefes alanlarının önemini bana yeniden hatırlattı.

PROJE EKİBİ: İMRAN ATASAL (MARDİN) & AYŞEGÜL KAYCI (İZMİR)