Merve Güçlütürk 

 YERYÜZÜ CENNETİ 

Daha önce görmediğim ‘Efsel’ hakkında çalışmaya başlarken, zamanımın büyük bir çoğunluğu orası hakkında nelerden bahsedilmiş olabileceğini araştırmak ile geçti. Efsel, daha yaygın adıyla Hevsel Bahçeleri’nde, 3. yüzyıldan beri tarım yapıldığı biliniyor. Bazı dini kitaplarda kutsal sayılan Dicle Nehri, Surlar ve On Gözlü Köprü arasında konuşlanan bu yaşam alanı, alabildiğine uzanan kavak ve söğüt ağaçlarıyla beraberlik içerisinde.

   

İşe, Romantik ressamların işlerinden örnekleri inceleyerek başladım. Thomas Cole’un ‘The Garden Of Eden’ isimli tablosunu gördüğümde Hevsel’in aynı zamanda ‘Aden Bahçeleri’ diye anılıyor olduğunu öğrendim.

 

Fatma’nın çektiği fotoğrafları ilk gördüğümde, Hevsel Bahçeleri’ndeki yeşil rengin derinliği beni o kadar etkiledi ki, belgelemeci bir tavırdansa daha masalsı bir dille burayı yorumlamak istedim. Orada bulunsaydım ve deklanşöre hükmedecek kişi olsaydım hangi anı veya detayı kaydederdim sorusunu sordum kendime. Bu nedenle Fatma’nın fotoğraflarını yeniden kadrajlayarak belgelemeci tavırdan uzaklaşmak istedim. Sonuçta ortaya çıkan ‘Yeryüzü Cenneti’, çalışma pratiğim ile benzerlik kurduğum fotoğraflardan oluşturduğum bir hikâyeleştirme.

 

2005’ten beri UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde bulunan Hevsel Bahçeleri’ne dair bu hikâyeyi görselleştirirken, kültürel değerlerin korunmasına bir katkı sağlayabilmek ve dolaşıma girme ihtimalini de düşünerek bu fotoğrafları, Dante’nin 'Cennet’inden alıntılar ile eşleştirerek sunmayı seçtim.  

Gün doğumunu Dicle’nin yanında izlemek bir başka bunu biliyorum. Yine de gitmeme gerek yok biliyorum. Bu fotoğraflara bakarak Hevsel’i hayalimde canlandırabiliyorum.

 

Kuşlar ve balıklar… Nehirde karşıdan karşıya geçerken zıplayan su samuru, kıyıda dinlenmeye çekilen yumuşak kabuklu kaplumbağa, avlanmaya hazırlanan sansar, koşan tilki… Fotoğraflarda görünmeseler de bu canlı çeşitliliğinin yeşil renkli örtünün altında bir yerlerde olduğunu bilmek ayrı bir gizem.

 

Dante’nin de dediği gibi:
“İnsan soyu için hazırlanmış o yörede 
burada yapamadığı birçok şeyi 
yapabiliyor insan, o yörenin özelliği nedeniyle.”

(İlahi Komedya, Cennet, I. kanto, 55-58. dizeler)

PROJE EKİBİ: MERVE GÜÇLÜTÜRK (İZMİR) & FATMA ÇELİK (DİYARBAKIR)